|

HAYALET JAZZ’CILARIN PORTRELERİ!
(Bu yazı, "Jazz Dergisi"nin 29.sayısında "Ocak-Mart 2003"
yayımlanmıştır.)

Bruni Sablan |
|
Bu sayıda sizlere ressam Bruni Sablan’ın
www.brunijazzart.com adresinde
bulunan ve jazz sanatçılarının portrelerinden oluşan sanal resim
galerisini tanıtmaya çalışacağım. Bu site, bundan önceki
sayılarda tanıttığım sitelerden farklı bir yapıda. İnteraktif
bir site değil, eğitici veya bilgilendirici bir yanı yok, hatta
jazz dinleyeceğiniz bir dosya bile yüklenmemiş, site sadece jazz
müziğine gönül vermiş sanatseverler için hazırlanmış, sanal bir
resim galerisi. Esas amacım sizlere biraz da web sitesini bahane
ederek bu çok ilginç kişiliği ve yaptığı güzel jazz portrelerini
tanıtmak! |
Resimleri “Jazziz” ve “Planet Jazz” gibi önemli dergilere kapak
olan, ilginç hayat hikayesi bir çok gazete ve dergiye konu edilen bu
yarı Sicilyalı, yarı Lübnan’lı ressam Brezilya’da dünyaya gelmiş.
Sanat dünyasında kısaca BRUNİ olarak tanınan ressam, 17 yıl evvel
başladığı “Jazz Masters” (=Jazz Ustaları) serisi kapsamında, 800’den
fazla jazz müzisyeninin portresini yaparak, Rönesans döneminden
beri, bu alanda yapılmış en kapsamlı işe damgasını vurmayı
başarmış.Tabloları, Washington D.C.’deki “The National Museum of
American History” (=Amerikan Tarihi Ulusal Müzesi), Missouri’deki
Kansas City Jazz Museum (=Kansas City Jazz Müzesi), Iowa’daki “The
Putnam Museum: Bix Beiderbecke Hall” (=Putnam Müzesi: Bix
Beiderbecke Salonu), Florida’da bulunan Universal Stüdyoları’ndaki
“The Downbeat Jazz Hall of Fame Museum” (=Downbeat Dergisi’nin Jazz
Ünlüleri Salonu) gibi önemli sanat merkezlerinde bulunan BRUNİ’nin
tanınmasında, jazz müziğinin en ünlü eleştirmenlerinden Leonard
Feather’ın katkısı çok büyük. Feather sadece, bu seçtiği yolda
ressama danışmanlık yapmak ve bu işe devam etmesi için onu
yüreklendirmekle kalmamış, aynı zamanda ciddi bir BRUNİ
koleksiyoneri olarak, jazz piyasasının önde gelenlerine örnek olmuş.
Zamanla, BRUNİ’nin portrelerini yaptığı pek çok jazz ustası aynı
zamanda “Jazz Masters” serisinin de koleksiyonerleri olmuşlar. Bu
isimler, Dizzy Gillespie’den, Roberta Flack’e, Diane Schuur, Chan
Parker (Charlie Parker’ın dul eşi) ve Joe Williams’dan Shirley Horn,
Carmen McRae, John Lee Hooker, Thelonius Monk’a kadar geniş bir
yelpazeyi kapsar olmuş.
|
 |
BRUNİ’nin bazı eserleri Monterey gibi önemli bir
takım jazz festivallerinde yer alırken, diğerleri aralarında
Arkadia, Polygram, Concord Records gibi ünlü plak şirketlerinin
çıkardığı yirmi küsur jazz CD’sinin kapağını süslemiş.
Amerika’nın önemli jazz dergilerinden “Jazziz”, Ağustos 2002
sayısına BRUNİ’nin bir Miles Davis portresini (Plays Blues)
kapak yaptı ve o sayının hikayesinin kahramanı da BRUNİ ve
portresini en çok yaptığı müzisyen Miles Davis’le ilgili ilginç
öyküsü oldu. |
| Bruni'nin
Los Angeles'taki galerisi |
|
Ruhlarla iletişim kurabildiğini söyleyen BRUNİ,
“Saatler ilerleyip de hava kararmaya başlayınca
ruhlar da teker teker San Jose’deki (California) stüdyomda beni
ziyarete gelmeye başlarlar. Kimin ziyaret edeceğini önceden hiç
bilmem, hep sürpriz yaparlar. Bazen Dizzy (Gillespie) ’dir gelen,
bazen (Thelonius) Monk, bir çok kez Louis (Armstrong). Ama son 1.5
senedir kapımı en çok aşındıran Miles Davis olmuştur.”
diyor. “Misafirim gelir gelmez, üstünde
çalıştığım tabloyu bir yana bırakır, bu anı ölümsüzleştirmek için
hemen ziyaretçimi resmetmeye başlarım.”
“Jazz Masters” gibi iddialı bir proje fikri aklınıza
nasıl geldi?” sorusuna ise şöyle cevap veriyor BRUNİ: “1983
yılında San Francisco’da bir müzisyen arkadaşım beni şehirdeki jazz
müzisyenleriyle tanıştırdı. Böylece bu serinin ilk tablosu doğdu.
Bu, sevdiğim jazz müzisyenlerinin daha evvel yapmış olduğum
skeçlerinden oluşan kocaman bir duvar resmiydi. Bu duvar resminin
“Great American Music Hall”da sergilenmeye başladığı gece severek
dinlediğim bir çok jazz ustasının da bu sergi için biraraya
geldiğini görmek beni sevindirdi. Üstelik herkes resmimi çok
beğendi, bu da doğal olarak beni böyle bir seri yapmaya teşvik
etti.. “İşte”, diye ekliyor BRUNİ, “ruhların beni ziyaret
etmeye başlamaları da bu tarihe rastlar!” Böylece BRUNİ’ye öbür
dünyadan mesajlar gelmeye başlamış! O da hemen tanınmış bir medyuma
giderek yardım istemiş. Medyum, stüdyosunu gezdikten ve hikayesini
dinledikten sonra BRUNİ’nin kendisinin de bir medyum olduğu
teşhisini koymuş!
BRUNİ’nin resmettiği isimler sadece yaşamayan
müzisyenler değil elbette. “Jazz Masters” serisinde Flora Purim,
Sonny Rollins, Christian McBride, Branford ve Wynton Marsalis,
Maynard Ferguson ve diğer müzisyenlerin de portreleri bulunuyor.
Ayrıca, ressamın portföyü sadece jazz müzisyenleriyle de sınırlı
değil. Prince, Madonna, Tina Turner, Diana Ross ve Cher tabloları
bunun bir kanıtı. Ama tüm bunlar, BRUNİ’nin serisinin kalbini, jazz
müziğinin bu dünyadan göçmüş en saygın müzisyenlerinin oluşturduğu
gerçeğini değiştirmiyor. “Öbür taraftakileri daha yakından tanıma
şansım olabiliyor. Bu şekilde, onların ruhlarını resmedebiliyorum”
diyor BRUNİ. Şimdi, BRUNİ’nin bu psişik yönüne inanırsınız veya
inanmazsınız, o sizin bileceğiniz iş tabi. Ama portrelerini yakından
incelerseniz, bunların ne büyük bir duygusallık ve derin ifadeler
içeren portreler olduğunu görürsünüz. (http://www.brunijazzart.com/gallery.html)
Hatta, portrelerdeki bu müzisyenlerle BRUNİ’nin bir zamanlar adeta
bire bir tanışıklığı, yakın arkadaşlığı olduğu izlenimine
katılırsınız…Öylesine canlı ifadelerle dolu portrelerdir bunlar.
Web sitesine dönersek, yukarda adresini verdiğimiz
sayfadan BRUNİ’nin “Jazz Masters” serisindeki resimleri teker teker
inceleyip, hala satılmamış olanlarına talip olabilirsiniz. (epey bir
bölümü alıcısını bulmuşa benziyor) Sitedeki “Ordering Info”sayfası
(=Sipariş Bilgisi) (http://www.brunijazzart.com/order.html),
sizi bu siparişleri nasıl vereceğiniz konusunda yönlendiriyor. Şimdi
yapacağınız siparişler, sadece telefonla alınırken, on-line satışın
yakında başlayacağına dair bilgiler var bu sayfada. Tabi sizin de
tahmin edeceğiniz üzere bu tablolar için oldukça sıkı bir bütçe
ayırmak lazım. İşte, “Lithography” (=Taş baskı) sayfası da (http://www.brunijazzart.com/litho.html),
bu yağlı boya portrelerden almak isteyip de pahalı bulanlar için
ilginç bir alternatif sunuyor. Çünkü, bu sayfada, eserlerin çok daha
ucuza mal olabilecek taş baskıları, değişik boy ve fiyatlarda satışa
sunularak farklı bütçeler için farklı seçenekler oluşturulmuş.

Miles Davis |
BRUNİ’nin en büyük esin kaynağı, aynı zamanda en
sıkı ziyaretçisi olduğunu söylediği, 11 yıl evvel aramızdan
ayrılan Miles Davis. Kendisini her ziyarete geldiğinde, bir
yenisini yapmaya başlayarak, trompetçinin tam 235 değişik yağlı
boya portesini yapmış BRUNİ!
İmkanım olsa, ben de bir jazz-sever olarak BRUNİ’nin sanal
galerisindeki jazz ustalarının portrelerinden birini alıp
duvarıma asabilmeyi çok isterdim…Tercihan, kendisinin de
portresini yaptığı müzisyenler arasında, en iyi ifade
edebildiğini söylediği Miles Davis’lerinden birini… Konu Miles
Davis’ten açılmışken, BRUNİ’nin en mükemmel resmettiği müzisyen
niye özellikle Miles Davis’tir sizce? Yoksa gerçekten de
Davis’in sürekli ziyaretleri sırasında, trompetçinin ruhuyla
kurduğunu iddia ettiği çok yakın ilişkiye mi borçludur bunu
acaba BRUNİ? |
| |
|
Bunu bilemeyiz elbette. BRUNİ bir medyum olabilir,
Miles da onu en az 235 kere ziyaret etmiş olabilir. Herşey
mümkündür. Ama bir şey var ki…BRUNİ’nin Miles’ın bu ziyaretlerinden
birinde sarfettiğini söylediği sözler..İşte bu hayatta mümkün
değildir. Bunu hiçbir jazz-sever de kolay kolay yutmaz: “Yine
Bebop mı çalıyorsun? Bu Allah’ın belası müziği çalarsan bir daha
gelmem. Şöyle severek dinleyebileceğimiz Brezilya veya soul müziği
albümün yok mu Tanrı aşkına?”
|