|

|
|
Albüm:
The Real McCoy
Müzisyen:
Abdullah İbrahim (piyano)
Kayıt tarihi:
21 Nisan 1967
Plak Şirketi: Blue Note
Kadro:
McCoy Tyner (p), Joe Henderson (ts), Ron Carter (b), Elvin Jones (d)
Parçalar:
1. Passion Dance
2. Contemplation
3. Four by Five
4. Search for Peace
5. Blues on the Corner
|
|
Bu sayıdaki yazımın işaret ettiği
müzisyen hemen belli oldu. Ama hangi albüm sorusunun cevabını bulmak
kesinlikle o kadar kolay olmadı. McCoy Tyner, caz dünyasında çok genç
yaşında saygın bir yer edinmiş ve bunu uzun seneler istikrarla sürdürmüş
ender caz müzisyenlerinden biridir. Gerek liderliğinde, gerek eşliğinde
çıkan kilometre taşı niteliğinde o kadar çok albüm vardır ki, aralarından
birini seçip çıkarmak hiç de basit bir iş değildir. Nitekim, geçtiğimiz
sayı önerdiğim, efsanevi John Coltrane Quartetin efsanevi albümü A Love
Supreme i yaratan dört müzisyenden biri yine McCoy Tynerdı.
Düşündükçe, bestecilik yanı da çok kuvvetli olan Tynerın, tamamen kendi
orijinallerinden oluşan bir albümünü önermenin, onu daha iyi ifade
edeceğine inandım. Kriteri de böyle belirleyince, Tynerın diğer
albümlerini -ne kadar iyi olursa olsun- elemek durumunda kaldım. Geriye
kalan en beğendiğim beş albümden birini seçmeye çalışırken, elime
piyanistle yapılmış yeni bir röportaj geçti. Burda sorulan bir soru
üzerine -zorlansa da- en sevdiği üç albümünün adını veriyordu. Biri benim
beş finalistle çakışınca, tamam dedim, bunu önerirsem, adil bir seçim
yapmış olurum.
The Real McCoy, piyanistin John Coltrane Quartetten ayrılmasından iki
sene sonra çıkardığı bir albüm. Aynı zamanda Impulse plak şirketinden
ayrılıp, Blue Note ile çalışmaya başlamasının da ilk ürünü. Kendisine
eşlik eden kadro mükemmel. Cazın en usta davulcularından John Coltrane
Quartette beraber çaldığı Elvin Jones, bu albümde de kendisine eşlik
ediyor. John Coltranein McCoy Tynerın müziğini nitelerken kullandığı
melodik yaratıcılık ve fikirlerin netliği gibi tanımlamalar, bu
albümdeki tüm parçalarda hemen öne çıkıyor. Albümün en güzel parçaları
ise, Bana kendinden geçmiş danseden kızılderilileri çağrıştırıyor dediği
Passion Dance (Tutku Dansı) ve yalnız bir adamın hayata ve dine dair
düşünceleri diye ifade ettiği Contemplation (Düşünme).
|